Scroll to top

Spor Hekimliği

Yarışma Sporu

Birkaç yıldan beri Ozon-Oksijen tedavisi spor tıbbında hiç de küçümsenmeyecek bir faktördür.Oksijen alımı kondisyon sporunda verim sınırlayıcı bir faktör olduğundan antrenmandaki çaba ve antrenman beraberindeki önlemler VO2 yi azami seviyede yükseltme yönündedir ki , bu yoğun kondisyon antrenmanları ile tıbbı antrenman öğretisinin esaslarına göre gerçekleşmektedir.

Ozon-oksijen karışımının( Eritrosit membranda doyurulmamış yağ asitlerinin ikili bağlantılarındaki elektrofil adisyon ve bununla bağlantılı kısa zincirli Peroxide’nin oluşumu, Hemoglobin O2 bağlantı eğrisinin sağa kayması ,periferde kolaylaştırılmış oksijen ( eritrosit dokuya O2’yi daha fazla bırakır) verimi) eritrositler etki mekanizmasından dolayı iyileştirilmiş bir perifer ile oksijen utilizasyonu ve yorulan bir yükleme ergometrisindeki verim parametrelerinin etkilenmesinin beklenilmesi düşüncesi elbette daha yakındır. (Res. 1)

Özellikle her bir yükleme aşamasında anaerob kas yüklenmesinin parametresi olarak aynı yükleme aşamasında düşük laktat değerlerinin manasında bir değişiklik görmesi gereken artmış laktat değerinin ilginç görünmektedir.

 

Koblenhydrate= karbonhidratlar

Fett= yağ

Eiweiss=yumurta akı

Aminosauren=aminoasitler

Zitroensaurezykhls=limon asidi siklusu

Fettsaure=yağ asidi

Energie=enerji

Res.1: metebolizma reaksiyonları= aerob/anaerob

NOT: Kendi kan tedavisi: toplardamardan alınan kanın bir adaleye verilmesi

Kondisyon sporunda Ozon Araştırmaları

Bu hipotezi desteklemek için 29 spor öğrencisi (11 bayan,18 erkek) araştırıldı. Dört farklı deney dizisinde ( her birinde 5 veya 4 denekle) Majör otohemoterapikan tedavisi, minör hemoterapi kan tedavisi ve bir O2/O3 karışımının verilmesinin etkisi araştırılmıştır.

Ozonlama için Haensler firmasının bir Ozonosan aleti PM84T kullanılmıştır, spiroergometri Jaeger firmasının bir spiroergometri düzeneği üzerinde gerçekleştirilmiştir, laktatın belirlenmesi içinse roche firmasının laktat analizi kullanılmıştır.

Major hemoteraphide ilk tedaviden 3 gün sonra Ozon aplikasyunundan dört gün sonra aşamalı spiroergometrik  yükleme aşamaları standardize edilmiş laboratuar koşulları altında Vita-maxima-testi gerçekleştirilir.Yükleme 50 Watt’tan başlayarak her 3 dakikada 50 wattlık bir yükleme artımı ile semptom sınırlı yüklemeye kadar uygulanmıştır.

100 ml kan bir vakum şişesi vasıtasıyla kan damarından alınır , ardından 50 ml Ozon-Oksijen-karışımıyla 19 ug/ml’lik bir konsantrasyonda oluşur , bu ise 950 ug’ lik bir O3 miktarına eşittir. Ardından ozonlanan kan tekrar damara verilir.

Majör Otohemoterapi biçiminde Extrakorporal kan tedavisi:

Her beş denekte dört hafta içerisinde sekiz majör otohemoterapi yani haftalık iki ozon aplikasyonu gerçekleştirilmiştir.Tüm tedavilerde öngörülen tedavileri bitirebilecek şekilde hiçbir hadise gözlemlenememiştir.Bir deneğin bitirme ergometrisi bir interkurrent gribal enfeksiyonla biraz etkilenmiştir.

Spesifik olmayan antrenman yapmış iyi verimli bir grup olan beş spor öğrencisinde özellikle 5,5 mmol Laktat/l ‘ye kadar düşük submaximal kısımda Ozon aplikasyonundan sonra eğrinin sağa yerleşimi gerçekleşirken yüksek submaximal kısımda  görülebilir hiçbir istatistiksel farklılık tespit edilmemiştir. Laktat verim eğrisinin sağ yerleşimi böylelikle aerob ve anaerob eşiğinin watt veriminin artması anlamına da gelmektedir ki, bu da verim iyileşmesi (sürekli verim ) olarak yorumlanabilir.(Res.2).

Bu sonuçlardan hareketle müteakip yarıyılda 1986 beş spor öğrencisi üzerinde ikinci araştırma dizisi yapıldı.

Burada aşamalı olarak 3 dakikalık zaman farklı, 50 watklık yükleme  bir spiroergometri vasıtasıyla 3 mmol/l Laktat’ta bireysel Watt sayısı tespit edildi. Altı haftalık araştırma döneminde iki kere haftalık ,yani toplam on iki majör otohemoterapi kan tedavisi yapıldı,bu tedavilerde 100 ml’lik kan vakum şişesi vasıtasıyla koldan venöz kan alındı ve ardından 50 ml’lik Ozon-Oksijen karışımı ile 19 ug/ml O3 lük bir konsantrasyonda akıtıldı, bu ise 950 ug’lik bir miktara eşittir ve geri içeri verilir.

Res2:Ozon-GEB; GEB den önce ve sonra.

Leistung=Verim

(GEB:Büyük kendi kan tedavisi =majör otohemoterapi)

Başlangıç ve son yükleme son Ozon aplikasyonundan üç gün önce ve dört gün sonra yapıldı. Test düzeninde denekler bireysel yükleme ile 30 dakikalık süre testini aşama testinden 3mmol/l laktat a uygun olarak geçmek durumdaydılar.(Res.3)

Bu test düzeninde ilk araştırmadan beklenen sonuçlar bir eğilim gösterir gibi onaylanır, ancak beklendiği kadar belirgin değildir. Özellikle yüklemenin yirminci dakikasından itibaren arteryel laktat konsantrasyonu eğilim gösterir şekilde düşüş göstermektedir ki buda aerob verim seviyesinde metabolizmadaki işaret edilen değişikliğe işaret etmektedir, buna göre çok cüzi bir laktat konsantrasyonda ve düşük kalp frekansında oksijen alımında hafif bir artış gözlemlenmektedir.

Minör Hemoterapi( Küçük kendi Kan tedavisi)

Üçüncü yarıda 1987 minör hemoterapi etkileri  tespit edilecektir.grup olarak tekrar beş erkek spor öğrencisi kullanılmıştır.Bir başlangıç spirometresinden sonra denekler haftada iki kere ozon tedavisine tabi tutuldular, ancak ozon karışımının konsantrasyonu aşamalı olarak 30 ug/ml ‘ye kadar çıkartılmıştır.

Res.3. Bireysel yükleme ile 3 mmol/l Laktat 30 dakikalık süre testinden önce/sonra verim fizyolojik parametreler.

Zeit=zaman

Kubital venden elde edilen kan ozonlandıktan  sonra intramuskuler (kas içi) olarak tekrar içeri verilir.Sekizinci ve on altıncı tedaviden sonra yeniden Engospitometreleri yapıldı.Toplam araştırma süresi böylelikle sekiz hafta olmuştur.

Test yapılan kişilerin hiç birinde bir yan etki görülmemiştir, yalnız bir denekte araştırma kişisel sebeplerden dolayı yarıda bırakılmak zorunda kalmış ve nihayetinde dört kişilik bir denek gurubuna sahip olmuş olduk.Burada da özellikle aerob kısımda laktat verim eğrisinde eğilim gösteren bir sağ yerleşim görülmüştür.Ancak değişiklikler hiçbir şekilde Majör hemoterapi tedavisinde olduğu gibi  o kadar belirgin değil ve eğilimler bireysel farklılık göstermektedir.(Res.4)

Aynı deney dizisi 1988 yılında istatistiksel olarak daha iyi neticelere ulaşabilmek üzere beş başka denek üzerinde tekrarlanmıştır.Ancak toplamda sadece 1987 yılında gerçekleştirilen minör hemoterapi araştırma sonuçları onaylanmıştır.

Resim 4: Ozon-KEB; Minör otohemoterapi önce ve sonra Watt verimi,  

Rektal İnsüfflasyon(Verme)

Bir Ozon-Oksjen karışımının insüfilasyonunun etkisi 1988-1989 yılında dokuz denek üzerinde araştırıldı.Bir giriş spiroergometrisinden sonra insufulasyon biçimindeki bir Ozon-oksijen tedavisine tabi tutulurlar ve tedavinin  bitiminden sonra  (sekiz tedaviden sonra ,haftalık iki) tekrardan spiroergometriye tabi tutulurlar.Sekiz tedavinin hepsinde 50 ml’lik oksijen karışımı anal olarak verilir.19 ug/ml lik bir konsantrasyondan başlayarak dozaj 26 ug/ml ve sonra 30 ug/ml ‘ye yükseltildi ve tedavi üçüncü oturumdaki bu dozajla bitirildi .Aplikasyon bir Alexander şırıngasıyla ve üzerine oturtulmuş bir katheter ile gerçekleştirildi.

İki denekte aplikasyondan hemen sonra ortaya çıkan hafif ishalli tatlı bağırsak sıkışmasının da hiçbir yan etki ortaya çıkmamıştır. Rektal bölgede ve alt karın kısmında hafif bir sıcaklık hissi ortaya çıkmış ,ancak sıkıntı verici veya nahoş bir durum olarak algılanmamıştır.

Ayrıca istatistiksel değerlendirmede submaximal veya maximal kısımda hiçbir önemli eğilim ortaya çıkmamıştır.(Res.5)

 

Res.5:Ozon insufulasyonu –Rektal insufulasyondan önce ve sonra

Özetleyici olarak ,aslında sadece majör hemoterapinin aneorob kısımda herhangi bir değişiklik oraya çıkmadan Laktat verim eğrisinin aerob kısımda bir sağ yerleşimi beraberinde getirdiği tespit edilmektedir.

Sağlıklı, oldukça iyi antrenmanlı sporcuların oluşturduğu bu grupta verimliliğin belirtilen değişiklikleri ortaya çıkmıştır.Ancak nispeten antrenmansız kişilerde üç hafta saati altındaki bir antrenman kapsamında yüksek verimli spordan tanıdığımız üzere merkezi bir Hypertrophie manasında vuruş neredeyse hiç değişiklik ortaya çıkmadığı belirtilmelidir. Tüm ekonomikleştirme usulleri buna göre sadece perifer adale hücresinde cereyan etmektedir.Özellikle intracelluler metabolizma yönteminde (Glykolyse,β-Oksidasyonu) ve Enzim indüksiyonunun  optimal şekillendirilmesi manasında.

Tam bir iyileştirmede ozon-Oksijen tedavisi kesin destekleyici olarak etkileyebilir. Bununla birlikte kondisyon sporundaki bazı yüksek verimli sporcularda neden hiçbir önemli iyileşmenin kanıtlanmadığı da açıklanabilir. Bu sporcular yıllar süren dayanıklı kondisyon antrenmanıyla intermedyer metabolizmayı başka hiçbir iyileştirme beklenmeyecek şekle getirmişlerdir.

Ancak sözü geçen araştırmalarda kullanılan ozon dozajının çok düşük seçilmiş olduğu belirtilmelidir.Şu durumda 28 den 34 ug/ml ye kadar bir konsantrasyonla çalışmaktadır.

Ancak 50 ml’lik kan 50 ml lik Ozon-oksijen karışımına tabi tutulmaktadır, 1400-1700 ug lik toplam ozon dozajına uygun olarak .Bu konsantrasyonlarda bir çok yüksek verimli atletlerde aerob metabolizmadaki belirgin subjektif iyileşmeler ve özellikle subjektif verim hazırlığında ve Rejenerasonda ortaya çıkmaktadır.

Haftalık üç majör hemoterapinin kısa bir kullanımı (on imfizyon) yararlı olduğunu göstermiştir. İki haftadan önce bir verim optimasyonu beklenmemelidir, çünkü verilen tahriş etkisine tepki vermek için psikolojik adaptasyon görünüşe göre çok zaman gerektirmektedir. Mümkün olduğu kadar dört ile altı haftalık bir aralıkta bir tazeleme tedavisi verilir .Her halükarda ise bir yarıştan kısa bir süre önce.

Tam ifadelere ise ilk olarak istatistiksel bir değerlendirmeden sonra varılabilir, ancak bu değerlendirmede büyük bir grup gerektirmektedir. İşte tam burada verim sporunda sorun bulunmaktadır, çünkü yarışmalarla, hedefli yarışma hazırlığı, uzun seyahatler v.s. tam bir follow-up ı zora sokmaktadır.

Hobi spor

Sadece kondisyon sporunda değil güç antrenmanında da Ozon-oksijen tedavisinin faydalarından yararlanmaktayız.Burada benzer dozajlarda yukarıda belirtildiği üzere verim hazırlığı ve rejenerasyon zamanı belirgin şekilde iyileştirilebilmiştir.

Hoş bir yan görünüm  olarak sık sık uzun zamandan oluşan pek çok sporcudaki **** ve Kondropati  azalmıştır ki buda Athritis’in ozon terapisiyle tedavisinden önceden bilinmektedir.

Hobi spor alanında Majör otohemoterapi maraton hazırlıklarında başarılı olarak kullanılabilmiştir.Tam hobi koşucularında sıklıkla uygunsuz antrenman tahrikleriyle aşırı antrenman semptomları oluşabilir (çok hızlı yada şiddetli hacim veya yoğunluk artırımı , yanlış makam hırsı, itinasız antrenman planı vs)

Burada 28 ug/ml lik orta dozajdan 50 ml ‘ye bir Ozon-oksijen tedavisiyle normal fizyolojik durumların hızlı bir biçimde düzelmesine ulaşılabilmiştir. Ancak ilk tedaviden hemen sonra değil, çoğu zaman ilk olarak üç dört kullanımdan sonra.

Spor Travmatolojisi

Bunların dışında Ozon-oksijen tedavisi spor travmatolojisinde de başarıyla uygulanmıştır. Taze hematomlarda , adale kısım yırtılmalarında ve benzer yaralanmalarda mümkün olduğunca çabuk uygulanan ozon tedavisiyle perifökal ödem çok cüzi tutulabilir. Apoplexin’lerdeki araştırmalardan ve ozon suyunun etkisinden de benzer şeyler  çoktandır bilinmektedir.

Sporda ,yani on iki saatten daha sonra olmayacak bir müdahale halinde post travmatik iyileşme süresi belirgin şekilde kısaltılabilir.Söz konusu istatistiğe sahip esaslı araştırmalar ise henüz mevcut değil ,ancak yüksek verimli kondisyon sporundaki kullanımında olduğu gibi bir sonraki araştırmanın içeriği olmalıdır.

Bisikletçilerde Ozon araştırmaları:

Özet

Ozon-oksijen tedavisinin yüksek kondisyonla antrenman yapan sporculardaki verimliliğinin etkileri, özelliklede ulusal ve uluslar arası üst düzey bisikletçilerde araştırıldı.Burada uygun bir tedavinin aynı seviyede kalan Hematokrit’te perifer oksijen tedarikini iyileştirmeye, yükleme sonunda Rejenerasyonu zorlamaya ve aerob metabolizmada eğilimsel olarak daha iyi bir verimliliğe ulaştırmaya vakıf olduğu gösterilmiştir.

Giriş

Son zamanlardaki çabalar ,aslında intermedyer metabolizmayı optimal hale getirmeyi, yani vücudun kendine özgü potansiyelini tamamen kullanmayı hedef alan olası alternatifler bulmaya çalışarak doping sorununu bertaraf etme yönündedir.

Bu yöntemler ilk olarak modern biyokimyasal yöntemlerle spora girebilmiştir.öncelikle tıp araştırmalarından hareket edilerek ,söz konusu organ sistemlerine gerekli rejenerasyon olayları için mümkün olduğunca iyi bir temel yaratmak amacıyla intermedyer metabolizma hakkındaki bilgiler kullanılır.

Çünkü antrenman yüklemesinin yönetimi artık modern üst düzey sporlarda esas sorunu oluşturmamakta ,daha çok rejenerasyon aşamalarını kısaltma sorunu asıl sorundur. Ancak salt doğal metabolizma süreçlerine dayanan tüm sistemlerin söz konusu etkiyi yaratmak için zaman ihtiyacı olduğu , gelişim sıçramalarının artık mümkün olmadığı ve daima her sporcunun genetik potansiyelinin nelerin erişebileceği ve yapılabileceği ve neyin ütopik kalacağına dair sınırlayıcı faktör olduğunun bilincinde olmamız gerekmektedir.

Çoktandır bilindiği üzere kas gelişimi ve genel metabolizma olayları faklı şekillerde oluşmaktadır.

Yöntemler birbirini hiçbir şekilde sınırlamamakta , aksine iç içe geçmekte ve etkilerini katlamaktadırlar.Yaygın olan yöntemler şunlardır.

–İntracelluler veya hücre içi   metabolizmanın optimal hale getirilmesi:

1.Enerji bakımından zengin Fosfatların yeniden sentezinin hızlandırılması

2.Oksijen kullanımının iyileştirilmesi

3.Karbonhidratların , yağların ve aminoasitlerin yükseltilmiş turn over taksitleriyle Enzim faaliyetinin yükseltilmesi .

–Beslenme metabolizmasının opltimal hale getirilmesi:

1.Biyokimyasal ve katalitik alanda

2.Yüksek konsantre yapı preparatlarının (hazır ilaç=preparat ) hazırlanmasıyla

3.Yiyeceğin ihtiyaca uygun olarak kalite ve niceliğe uyumuyla

–Vücuda özgü hormon potansiyelinin optimal hale getirilmesi :

1.Mevcut hormon potansiyelinin iyileştirilmiş kullanımı ile

2.Vücuda özgü hormon üretiminin teşvikiyle.

Ozon tedavisi burada özellikle ilk gruba ,yani hücre içi veya intracelluler  metabolizmanın optimal hale getirilmesine karışmaktadır.Bilindiği üzere uygun bir tedavi durumunda Hemoglobin –oksijen birleşim eğrisinde bir sağ yerleşim ve 2,3 DPG’de bir artış meydana gelmektedir.

HbO2 +2,3 -Disposphoglycerat  Hb-2,3- Disposphoglycerat +O

Aynı zamanda hücre metabolizmasının faaliyete geçirilmesi ATP’de artan hazurlığa yol açmaktadır ki, bu nedenle Verstoffwechslung’da (Verstoffwechslung=? Stoffwechel=metabolizma ; ver=ön etki ; anlamları bir şeyi tüketme ,yok olmak, güçlendirmek) oksijen tasarrufu edilebilir.Bu ise ilk araştırma deneyimlerinde gösterilebilmiştir.(Washüttl 1987, Jakl 1995).

Araştırma planı

Üst düzey ulusal ve uluslar arası verim kategorisindeki on bisikletçi araştırıldı.

Değiştirilen antrenman düzeni sonucu ortaya çıkabilecek etkilerden kaçınmak için araştırmalar genel hazırlık evresinde gerçekleştirilmiştir.

Beklentiler

  • Submaximal verim kısmında eğilim gösterir iyileşmeler.
  • Daha iyi Rejenerasyon.
  • Değişmeyen Hematokrit.

 

Sporcular bir başlangıç araştırmasına tabi tutulurlar, ancak diğer laboratuar kimyevi parametrelerin yanı sıra Hematokrit değeri de belirlenmiştir.Kan örneklerinin de doping delili olarak izin verildiği bir spor türünde Hematokrit değerlerinin etkilenmemiş kalması çok önemlidir.Saptamalar bir Swelab AC 920 Auto Counter vasıtasıyla yapılmıştır.

Ardından semptomla sınırlı bir yükleme-ergonomisi geçilmesi gerekmekteydi(Procycle Miha).Yükleme artırımı 50 Watt’lık bir başlangıç yüklenmesinde dakikada 15 Watt’tır.Bu sürekli ve düşük yüklenme artışı , mümkün olduğunca lineer ve iyi taklit edilmiş bir kalp frekansı elde etmek için seçilmiştir.

Kalp online olarak yüklenme esnasında dinlenmenin 3. dakikasına kadar bir Polar-Spor-Tester’inin yardımıyla kaydedilmiştir.

Yüklenme aşamalarında Laktat saptaması için hiperemise olmuş kulak memelerinden  kan elde edilmiştir.(Accusport/Roche) Bu parametrelerden aerob(2 mmol/l Laktat) ve anaerob(4 mmol/l Laktat eşik, Azami verim Watt olarak, eşiklerdeki, son yüklenmedekine dinlenme evrelerindeki kalp frekansları ve söz konusu Laktat değerleri mmol olarak belirlenmiştir.

Bisikletçilerde Ozon kullanımı

Major ozonterapisi

Herzfrequenz=kalp frekansı

Belastung=yükleme

Grundbelastung:temel yükleme

Res.1: Laktat verim eğrisi, Temel yüklenme: 50 Watt. Verim arttırımı dakikada 15 Watt

Deneklerin tedavisi takip eden dört hafta içerisinde extrakorporal kan tedavisi on Ozon tedavisi – Aplikasyonu biçiminde, yani ‘’Büyük Ozon-Kendi kan tedavisi’’ gerçekleşti. Haftalık her defasında 100 ml’lik kendi kanında 2200 ug Ozon dozajıyla iki kullanım,

Ozon yapımı Ozon Jeneratörü Ozonsan PM 90 ile (Dr.Haensler GmbH,Iffezheim), Ozon gas karışımının optimal ve kendiliğinden dağılımını yapmak için kendi kanının bir vakum şişesinde ozonlanması mikroperi sistemiyle gerçekleştirilmiştir. Kan daha önce 10 ml Natriumsitrat ile Antikoagulans olarak katılır ve Ozonlama olayından hemen sonra normal damla ile infuzyon olarak tekrar verilir.

Son olarak ise denekler diğer bir ergometriye tabi tutulur, yukarıdaki parametreler tekrar belirlenir ve istatisltiksel olarak değerlendirilir.

Sonuçlar 

Hematokrit değer %43,2‘lik başlangıç saptamasına kıyasla %42,9 değişmemiş halde kalmaktadır, değişim eğilimsel bir değişikliğe izin vermemektedir. Bu nedenle kondisyon sporlarında olası doping kontrollerine ilişkin önemli bir faktör olan Hematokrit’in tedavisini etkilemediğinden hareket edilebilir.

Eşiklerdeki ve son yüklenmedeki Watt verimleri şu sonuçları verdi:

2 mmol-eşiğinde verim 218,1’den  (standart sapma +/- 38,1) 225,2 (+/-37,7) Watt’a yükseldi. Anaerob eşikteki verim (4 mmol/l) terapiden önce 298 (+/- 51,1 ) Watt ve  ardından yapılan testte 310 (+/- 38,9) Watt’tır

maksimal verim benzer şekilde değişti : 398,4 (+/- 88,9) Watt’tan 395,4(+/- 52,9) Watt’a yükseldi, bakınız tablo 1 ve Resim 2.

Ancak değişiklikler istatistiksel olarak önemli değil, submaksimal kısımda ise aerob-anaerob geçişinde eğilim eğilim gösterir bir iyileşme meydana gelmektedir ki, bu da periferdeki iyileşmiş bir oksijen kullanımına eşdeğer olmalıdır.Yani buna göre ispatlandığı üzere beklenilen kısımda bir verim optimalleşmesi gerçekleştirilebilmiştir (Washüttel 1987 ve 19.

Kalp frekansının ölçülmesinde Tablo 2 ve Resim 3’ te bir araya getirilen münferit değerler ortaya çıkmıştır.

2 mmol aerob eşikteki kalp frekansı 135 ile 136,6 karşısında değişmemiştir. Sadece eğilim gösterir tek bir değişiklik gözlemlenememiştir. 164,1 ile başlangıç ölçümündeki anarob eşikteki frekanslar da terapi sonrası 164,7 değer ile özdeştir.

Son yüklenmede 188,2 ‘ ye 187 aynı şekilde hiçbir farklılık bulunmamaktadır.

Ancak dinlenmenin üçüncü dakikasında belirgin farklılıklar görülmektedir. Başlangıç ölçümünde frekans hala 127,3 (+/- 9,0) dakikadaki vuruş ise , o zaman terapinin sonunda 118,78 (+/- 6,0) ile oldukça düşüktür. (Tab.2)

Tablo 1 : Büyük Ozon – Kendi kan tedavisi (GEB) esnasında Watt olarak verim değişikliği. 10 deneğin ortalaması +/- standart sapma.

2-mmol- eşiği 4-mmol eşiği Max. yükselme
Başlangıçta 218,1 +/-38,1 298,0 +/-51,1 389,4 +/-88,9
10 GEB ‘ den sonra 225,2 +/-37,7 310 +/-38,9 395,4 +/-52,9

Tablo 2: büyük kendi kan tedavisi (GEB) esnasında kalp frekansları. 10 deneğin ortalaması +/- standart sapma.

Kalp fr.

2-mmol eşiği

Kalp fr.

4-mmol eşiği

Kalp fr.

Max. Yükselme

Kalp fr.

Dinlenme 3. dak

Başlangıçta 135,0 +/-12,6 164,1 +/-9 188,2 +/-7,7 127,3 +/-9,0
10 EB‘densonra 136,6 +/-15,5 164,7 +/-12,14 187,0 +/-6,4 118,8 +/-6,0

Resim 2: Verimler Watt olarak , aerob eşikteki 10 Büyük kendi kan tedavisinden sonra ve maksimal verimde. 10 deneğin ortalaması.

Resim 3: 10 Büyük kendi kan tedavisinden sonra aerob eşikte (2 mmol Laktat ) , anaerob eşikte (4 mmol), maksimal verimde ve dinlenmenin üçüncü dakikasında Kalp frekansları (Hf) (10 deneğin ortalaması).

Yorumlar 

Sunduğumuz araştırmada, bir Ozon-oksijen tedavisinin uygun dozaja yüksek kondisyonla antrenman yapan kişilerin verim parametrelerinde değişiklikler yol açabileceği gösterilebilmiştir.

Gerçi submaksimal kısımda Watt verimlerindeki farklılıklar sadece eğilim gösterir biçimde ise o zaman aynı kalp frekansında elbette daha yüksek bir verim elde edilmiştir. Verim fizyolojisi açısından bakıldığında kalp dakika volümü aynı kalmış oksijen,sevki değişmemiş, yine de daha iyi bir verime ulaşılmıştır. Bu değişiklik varsayımımızın da belirttiği gibi periferdeki daha iyi kullanıma dayandırılabilir.

Bu farklılıklar gerçi pekte büyük görünmüyor  olabilirler ama bu verim aşamasında önemli fayda anlamına gelmektedir.

Terapi, doğrudan rejenerasyonda daha belirgin etki etmektedir.üç dinlenme dakikasından sonra on vuruş farkı bir sporcu için önemli bir fayda. Hızlı bir rejenerasyon , anaerob bir zorlamadan sonra oksijen ihtiyacı çabucak telafisini ve böylelikle yüklemelerden sonra çabucak eski hale gelmesini gerektirmektedir. Örneğin bisikletçilikte (Mountainbiking) bu dinlenme yokuşlardan sonra ve ardından gelen inişlerde çok önemli bir faydadır. Dağın bir sonraki bölümünde verim hazırlığı ve kabiliyeti daha yüksektir.

Bu teorik kuram, antrenman yoğunluğuna ve kapsamına terapi öncesinden daha belirgin şekilde daha iyi katlanabilen sporcular tarafından deneysel olarak ispatlanmışıdır.

Yani oksijen terapisinin, sporcuyu kan dopingi, Eritropoetin veya benzer yasak maddeler gibi tehlikelere maruz bırakmadan üst düzey sporlara verim artımı konusunda bir katkı yapabileceğinden hareket edebiliriz.

Antrenman yılı boyunca bir tedavi her defasında 6 haftalık bir ara ile tazelenme olarak yapıldı. Böylelikle tatmin edici sonuçlara ulaşabildik ve bu yönde çalışmaya devam edeceğiz.

Literatur

AIGNER, A.; BACHL, N. et al. Sportmedizin in der Prakxis 1985

BACHL, N.; Jakl,J.; BARON, R. et al. Auswirkung der Ozon-Sauerstofftherapie anhand sportphysiologischer Parameter Institut für sportwissenschaften, Leistungsphysiologie, Wien 1988-89

BUDDECKE, E.Grundriss der Biochemie. S. Auft

BECK, E.; WASSER, G.; VIEBAHN-HǍNSLER, R.Der aktuelle Stand der Ozontherapie – Empirie und Grundlagenforschung. Forsch Komplementärmed 5 (1998), 61-75

JAKL, J. Leistungssport In: Beck, E. Viebahn-Hänler, R (Hrsg.) Ozon-Handbuch.Grundlagen-Prävention – Therapie. Ecomed 1995

VIEBAHN-HǍNSLER, R. Ozon-Sauerstoff- Therapie. Ein praktishes Handbuch. Haug-verlag, Heidelberg 1999

WASHÜTTL, J. Forschungsbericte: Einsatzmöglichkeiten von Ozon in der Sportmedizin 1986/87

Related posts